Şekeriniz gizli kalmasın

“Diyet yapıyorum ama kilo veremiyorum”, “Yemeklerden sonra üzerime bir ağırlık çöküyor”, “Gereksiz yere çabuk sinirleniyorum” tarzı şikayetler gizli şekerin belirtisi olabiliyor.  

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. A. Ender Yılmaz, gizli şekere karşı alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. 

Kilo veremiyorsanız gizli şekerinizi ölçtürün 

Tıbbi olarak pre-diyabet denilen “gizli şeker”, diyabet öncesi anlamına gelmektedir. Diyabet tanısı koymak için yapılan tahlillerde gözükmeyen gizli şeker ancak şeker yüklemesinin ardından belirlenebilmektedir. Genellikle insülin direnci de bulunan gizli şeker hastaları diyet yapmalarına rağmen kilo verememektedir. Ayrıca; 

•    El ve ayaklarda yanma, karıncalanma, uyuşma
•    Tansiyon yüksekliği
•    Asabiyet
•    Yemeklerden sonra uyku hali
•    Baş, boyun ve ensede terlemeler
•    Çabuk yorulma gibi belirtiler gizli şekeri işaret edebilmektedir. 

Kilolu kişilerle birlikte, yüksek tansiyon hastaları ve ailesinde diyabet olanlar riskli grupta bulunmaktadır. 

Gizli şekeriniz varsa diyabet adayısınız

Gizli şekeri olan bir kişi gerekli önlemleri almazsa diyabet hastası olabilmektedir. Bu dönemde belirli önlemler alarak gizli şekeri durdurmak hatta tamamen tedavi etmek mümkündür. Kilo verilmesi, sağlıklı beslenme düzenine geçilmesi, egzersiz ve endokrin doktorunun tavsiye edeceği ilaçlarla diyabet gelişme ihtimalinin önüne geçilebilmektedir. 

Hemen fark edilmemesi etkilerini artırabiliyor

Toplumda diyabetin yaklaşık 2-3 katı kadar gizli şekeri hastası bulunmaktadır. Gizli şeker vücutta yarattığı yıkıcı etkiler bakımından diyabet kadar tehlikeli bir hastalık değildir. Ancak gizli şekerin bilinmemesi ve hastalıkla ilgili herhangi bir önlem alınmayıp, tedavinin uygulanmaması yarattığı olumsuz etkileri artırabiliyor. Bu bakımdan gizli şeker için risk grubunda bulunanların belli aralıkla kontrollerini yaptırması önem taşımaktadır. 

Bunlara dikkat edin

Gizli şeker tanısı alan kişilerin ilk yapmaları gereken kilolarından kurtulmaktır. Bunun için beslenme tarzının düzenlenmesi, tedavi bakımından önem taşımaktadır. 

•    Karbonhidratlı besinler ölçülü şekilde alınmalıdır. 
•    Sebze ve meyvelerin kabuklarıyla beraber tüketilmesine özen gösterilmelidir. 
•    Ana öğünler ara öğünlerle desteklenmelidir 
•    Günde 2-2.5 litre su tüketilmelidir
•    Toz, kesme şeker, tatlı ve meyve suyu gibi basit şekerli besinlerden uzak durulmalıdır.
•    Düzenli olarak egzersiz yapılmalı ve vücudun kilo dengesi sağlanmalıdır.

Bir önceki yazımız olan Evde diş beyazlatmanın doğal yöntemleri başlıklı makalemizde diş beyazlatma, diş sağlığı ve evde diş hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir